top of page

Büyük .40 SW Çarpışması! Steyr M40-A1 – Glock 23


Gün geçmiyor ki silah dünyasında farklı bir akım ortaya çıkmasın! Polimer gövdelerin ve 9mm haricindeki kalibrelerin “biz de buradayız!” demeye başladığı ve insanın artık alıştığı kalıpların dışına çıkmaya başladığı bir çağdayız.


İşlerin tek bir materyal ya da birkaç kalibrelik bir fark ile bambaşka boyutlara ulaşabileceğini kavradığımız ve balistik dünyasını iyice derin bir şekilde keşfettiğimiz ve Silah Teknolojilerinde Ar-Ge’nin en hızlı olarak geliştiği bu çağda bizler de farklı bir inceleme yapmak ve .40 Samp;W klasmanında aynı ülkenin iki tabanca devi olan Glock ve Steyr’a ait birbirinden güzel iki tabancayı karşılaştırmak istedik!



Herşeyden evvel neden .40 Samp;W seçtiğimizden başlayalım: En önce 9mm ya da .45’likten başka bir kalibre görmüş olalım diye! Diğer bir sebep olarak ise 10mm Auto’dan baz alınarak üretilmiş olan .40 Samp;W’ın 9mm ve .45 ACP arasında yer alan ve her iki mühimmatın da balistik avantajlarını aynı anda kullanan bir mermi olması: “kontrol ve güç”! .40 Smith amp; Wesson’ın temelleri, 1986 FBI Miami silahlı saldırısının akabinde iki ajanın ölümü ve beşinin yaralanması sonucunda standart hizmet tabancaları olan toplu tabancaları yarı otomatik bir model ile değiştirmek için 9mm ve .45 ACP fişeklerini testlere tabi tutmaları ile başladı. Yarı otomatik bir tabancanın toplu tabancalara iki konuda tartışmasız üstünlüğü vardır: 1) kapasite ve 2) silahın bilhassa stres ihtiva eden durumlar sırasında kesinlikle daha hızlı ve kolay şekilde doldurulması. Yine de FBI onlarca yıldır ve hatta günümüzde bile performansını ispat etmiş olan .38’lik fişeklerinden de gayet hoşnut durumdaydı ve yeni fişek, .38 Special bir fişeğin de performansını aratmayacak cinsten olmalıydı. FBI, muhtemel saldırı senaryolarını baz alan tam 8 test aşaması hazırladı.


Steyr M40-A1


9mm ve .45 ACP’nin testleri sırasında FBI Ateşli Silah Eğitim Ünitesi’nden sorumlu özel ajan John hall, kendine ait ve 10mm Auto kullanan Colt Delta Elite tabancasını da bu testlere tabi tutmak istedi. Testler neticesinde JHP (jacketed Hollow Point – Gömlekli oyuk uçlu) 10mm mermisinin 270 ila 300 m/s hızları arasında namludan fırladığı tespit edildi. İstenen performans olan 400-430 m/s’lik hıza ise 10mm’nin ağır geri tepmesi olmaksızın da ulaşılabildiğinin fark edilmesi üzere FBI Smith amp; Wesson ile anlaşarak 10mm’yi baz alan ve FBI taleplerine uygun yeni bir mühimmat geliştirilmesi için start verdi. FBI, Smith amp; Wesson’dan ilk olarak .45 kalibre Samp;W Model 4506’nın büyük gövdeli platformunda çalışabilecek bir 10mm’lik tabanca talep etti. FBI ve Samp;W sonradan farkına vardılar ki daha az barut daha fazla hava boşluğu anlamına geliyor ve eğer bu hava boşluğunu elimine ederek fişeği küçültürlerse aynı güç, daha küçük ve kullanışlı bir platform olan orta boy gövdeye de uyarlanabilecek boyutlara sahip olacak demektir! Smith amp; Wesson bu iş için 10mm’nin kovan boyutları ile oynayarak onu 9mm’ye daha yakın boyutlara getirdi. Bu sayede orta büyüklükte gövdeye sahip 9mm tabancaların platformlarında taşınabilecek bir fişek elde edilmiş oldu ve hem fazla geri tepmeden hem de bu sebeple daha büyük gövdeli hantal bir tasarım kullanılması zorunluluğundan kurtulmuş olundu.


Glock 23


Bu merminin de balistik performansları FBI modifiyeli 10mm’lik mühimmatınkilere çok yakın olacaktı. Bunun üzerine Smith amp; Wesson, Winchester ile işbirliği içerisine girerek küçük boyutlu kapsüllere sahip (ki 10mm auto büyük boy kapsül kullanıyordu) ve istenen balistik değerlere sahip olan .40 Samp;W’ı geliştirdi! Glock 17 modelinden sonra Avusturyalı kompakt silahın farklı şekilde “giydirilmiş” yeni bir modeli çıkıyor: Kabza, kabza sırtı ve kabza ön kısmının yeni tip yüzeyleri, zayıf elin işaret parmağını dayamak için tasarlanmış özel tetik korkuluğu, iki farklı ölçüde sunulan değiştirilebilir kabza sırtları, daha büyük şarjör düşürme düğmesi, iki adet helezon yaya sahip teleskopik icra yayı mili. Ancak yeni tetik sistemi mükemmel sayılmaz. Glock’un 23 modeli, Gen 4 versiyonunda üretilen Glock compact serisinin ilk çıkanlarından ve ağırlığı ile küçük boyutları arasındaki özel orantı, performansı ve .40 Samp;W kalibredeki mermi kapasitesi (13+1) gibi özellikleri nedeniyle hala ilgi çekmeye devam ediyor.


Gizli taşıma amaçları kapsamında değerlendirildiğinde boyutları ve ağırlığı ile sub compact tabancalardan belki biraz daha büyük ama, kontrol edilebilirlik ve mermi kapasitesi gibi özellikleriyle onların önüne geçiyor. Silahın plastik çantasında değiştirilebilir tipte iki kabza sırtı ve uzun sabitleme pimi (lock pin), söküp takmakta kullanılan plastik anahtar, bir adet yedek şarjör, şarjör doldurma aparatı, ucunda harbi olan bir çubuk ve bir de gez ayarı yapmakta kullanılan küçük tornavida var. Çantadaki basılı malzeme ise ithalatçı firmanın verdiği garanti belgesi, kullanım kılavuzu, ilave bir kılavuz daha ve bir de “dördüncü nesille ilgili ” kısa bilgiler veren İngilizce broşür mevcut. Buna karşın Steyr M40-A1 çantasında ekstradan 2 şarjör (yani toplamda 3 şarjör!) ihtiva etmekte olup sabit kabza sırtlığına sahip. Polimer bir çantada broşür, sökme mandalı kilitleme anahtarı ve ekstra şarjörleri ile geliyor. Steyr M40-A1’de Glock’a nazaran daha basit bir icra sistemi mevcut. Polimer mil ve helezonik lamel tipi icra yayı birbirine entegre ve Gen 4’teki sisteme göre daha basit kalıyor.




Steyr M40-A1


Fakat Steyr’ın düşük namlu profili, Luger P08 (ya da halk arası adıyla makaralı parabellum)’u andıran muntazam kabza açısı ve alçak profilli sürgüsü gibi özellikleri vesilesiyle Glock’un icra sisteminin sunduğu .40 Samp;W kompanse seviyesine fazlasıyla yetişiyor! Şarjör kapasitesi olarak Steyr M40-A1 12+1 fişek kapasitesi sunuyor. Belki Glock 23’ten 1 fişek eksik olup piyasada Glock’un polimer şarjörleri kadar bol opsiyon ve uygun fiyatına raslayamazsınız ama unutulmamalıdır ki Steyr çelik bir şarjöre sahip! Silahları sökmek ise hemen hemen aynı zahmette diyebiliriz. Glock 23, tüm modellerinde olduğu gibi sürgü çok hafif çekimiş vaziyetteyken gövdenin her iki yanında yeralan plastik tırnakları aşağı çekerek sürgüyü bırakma, sonra da tetiğe basarak sürgünün gövdeden kurtulması sağlanmak suretiyle sökülüyor. Steyr’ın mekanizması ise adeta bir Glock ve Sig Sauer melezi, Sökme manivelasının önündeki polimer düğmeye basılırken manivela aşağı doğru çevirilir ve böylece sürgü serbest kalır. Her iki silah da söküm işlemi sonrasında 4 temel parçaya ayırılıyor: Gövde, Namlu, İcra yay ve mil bileşkesi ve Üst Kızak. Bütünleşik icra sistemi ve küçük manivelaların daima gövdeye entegre kalması gibi hususlar silahların süratlice ve minimum parça kaybı riski ile hızlıca sökülüp temizlenerek yağlanmalarına olanak tanıyor. Bu belki oturup silahına birkaç saatini zevkine ayıracak bir silahsever için takdire şayan bir özellik olmayabilir fakat görev başındaki bir asker / kolluk kuvveti mensubu için büyük rahatlık demek!


TETİK SİSTEMLERİ


Glock’un sisteminde yapılan sürekli değişiklikler bizde bir takım kuşkulara yol açıyor: Öncelikle, üretici firma tarafından ısrarla 2.500 gram olarak beyan edilse de, tetik düşürme ağırlığının 3.000 gramı rahatlıkla aştığını görüyoruz. Bu mesele Steyr için de geçerli: 2.550 gram olarak beyan edilen tetik ağırlığının yine 3kg’a yakın olduğunu görüyoruz. Tetiklerin ileri geri hareketindeki sürtünme etkisi sadece silahların yeni olmalarından kaynaklanmıyor; otomatik iğne emniyetini devre dışı bırakan tetik kolu ve polimer parçaların (örneğin tetik ve gövdenin) pürüzsüz metal parçalara nazaran sahip olduğu daha fazla sürtünme katsayısı gibi etkenler sebebiyle fabrikaların hesaba kattığı etkenler kısmen aşılıyor. Fakat yine de her iki tetik de yağ gibi aktığı ve tabancaların tasarım amaçlarının müsabaka değil de taktiksel amaçlı olması sebebiyle iki tabancanın tetiği için ideal diyebiliriz! Steyr’da da aynen glock gibi tetik emniyeti mevcut. Bu parça tetiğin tam 90 dereceden basılmaması halinde geriye gitmesini önleyen ikincil bir küçük tetikten ibaret. Steyr’ı üstün kılan nişan elemanı ise kuşkusuz anatomik eğimli kabzası. Steyr ile nişan alırken silahı doğru tutmuyorsunuz, elinizi serbestçe tuttuğunuzda silah zaten düz konumda oluyor. Elbette bu tetiği çekerken de elinizi son derece rahat bir pozisyonda bırakıyor, bilhassa da tek elle yapılan atışlarda.


EMNİYET TERTİBATLARI


Gizli iğne ateşlemeli bu iki tabanca da tetik çekilmediği müddet iğnenin serbest kalmasını önleyen iğne blokaj emniyetine sahip. Fakat Glock bu tertibat dışında bir emniyet mekanizması ihtiva etmiyor. Steyr’ın emniyet mekanizması ise gerçekten bir acaip! Gövdenin iki yanında da Glock’un sökme manivelalarını anımsatan tırnaklar mevcut. Bu tırnakları aşağı çekmek suretiyle tetiğin hemen önüne inen bir rampa görüyorsunuz. Bu rampa da size beyaz bir nokta işareti ile “emniyet” sinyali veriyor. Tetik korkuluğundan içeri soktuğunuz parmağınızla sürgü yönünde bastırarak emniyeti tekrar kapatabilirsiniz. İtiraf etmeliyim ki açması bu kadar zor olup kapatması bu kadar kolay olan bir emniyet mekanizması daha önce görmemiştim.



Glock 23


Fakat yine de “silahımda mümkün olduğunca emniyet ve gösterge olsun ben mutluyum” diyorsanız ya da sadece acayip tasarımlar ilginizi çekiyorsa o halde bu emniyet tertibatı sizi mutlu edecektir! Müşirler için konuşacak olursak Steyr’ın Walther PP tipi bir uyarı müşiri mevcut fakat bu müşiri gözle saptamak boyamadığınız müddet zor. Daha çok sürgünün arka kapağını elle yoklamanız durumunda fark edebileceğiniz bu çıkıntı silahtaki tek müşir değil. Her iki silah da açık tırnak müşirine sahip. Bu özellik, tırnağın bir kovanı tutuyor olması durumunda yüzey simetrisini bozacak şekilde dışarı taşmasıyla size hissi bir uyarı veren mekanizmadır. Tüm bunları yetersiz bulan Steyr, ayrıca sürgünün fişek yatağı ile birleştiği noktaya bir yarım daire çizerek görsel olarak yatağı kontrol etmeye müsade eden bir pencere de açmış.


TASARIM


Taktiksel silahlar söz konusu olduğu zaman tasarımın ne kadar mekanik avantajı sağlayabileceğini yabana atmamak lazım. Her iki silahta da mandal ve manivelaların gövdeye mümkün olduğunca bitişik olarak imal edilmiş küçük parçalardan olduğunu görüyoruz. Bu da silahların herhangi bir kılıftan süratlice çekilebilmelerine katkı sağlıyor. Yalnız Steyr’ın şarjör yayında oldukça büyük bir baskı var. Bu belki besleme kaynaklı tutukluk oranını azaltıyor olabilir fakat belirtmeliyiz ki sürgü bırakma mandalına ve şarjör bırakma düğmesine müdahale ederken oldukça sert basmak gerekiyor.


NİŞAN TERTİBATI VE FİZİKSEL ÖZELLİKLER


Elbette ki piyasada fosforlu, trityumlu ya da fiber optikli olmak üzere çeşitli atış sonrası aksesuarlara rastlamak mümkün fakat silahları direk kutudan çıkan nişangahları ile karşılaştırmamız gerekiyorsa eğer Steyr’ın geometrisinin ilk görüşte cezbettiğini belirtmeliyiz! Trapezoid nişangahlar, önde bir üçgen arpacık ve arkada biribirine bakan yamuk şeklinde iki gezden oluşuyor. Stres atışlarında da hızlı nişan alması kolay olduğu gibi hassas nişan alınması söz konusu olduğu zaman ince arpacık ucu ve dar gez aralığı ile de tüm hassasiyeti gözünüzle ayarlamanıza imkan tanıyor.


Tabi Glock tipi standart kare nişangahlar ve 3 nokta sistemi seçmek de mümkün. Nişangah piyasasında Steyr daha fazla opsiyon sunuyor gibi gözükse de toplam yedek parça ve aksesuar piyasası Glock’un bütün markalara nal toplattığı bir husus. Glock bu durumu kesinlikle yenilikçi polimer gövdeli tabanca sanayisine ilk giren markalardan biri olmaya borçlu. Glock poligonal bir namluya sahip iken Steyr için de “düz yiv set” demek pek doğru olmaz. Nitekim Steyr’ın yiv ve set kanalları dikdörtgen şekle sahip olmayıp keskin köşeleri kırılmak suretiyle imalatı kolay ve balistik özellikleri poligonal namludan hallice bir şekle gelmiş. Her iki silahta da picatinny kızağın unutulmamış olması artık bahsetmeye bile değmeyecek ayrıntılardan! Silahların boy ve ağırlıkları gibi fiziksel verilerini değerlendiren teknik kartı incelemek ise silah severler için heyecanlı bir derbi maçını seyretmek gibi!


SONUÇ:


Glock’un “ucuza alabileceğinizin en iyisi” tahtını Steyr’ın alabileceği şüpheli olsa da iki tabancayı yedek parça, aksesuar ve yaygınlık gibi etkenlerini düşünmeden, saf mekanik olarak değerlendireceğiz. “Saf İşlev” isteyen bireyler için Glock halen tahtını koruyor fakat alacağı silah ile uzun zaman geçirmeyi düşünen ya da sırf “kendi tabancam sapasağlam, kaya gibi, evladiyelik olacak!” diyen kişiler için Steyr’ın değil sırf polimer gövdelileri, bazı metal gövdeli silahları bile geride bıraktığını söyleyebiliriz! Steyr uzun ömürlü ve kalın parçaları ile adeta bir “lüks” Glock ayarında olmasına rağmen tabancadan beklenen işlev ve vazgeçemediğimiz estetik / marka takıntılarımız tamamen sizlerin seçimi!



337 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page